Türkiye’nin en önemli tatil destinasyonları arasında yer alan, yaz mevsiminde nüfusun 3-4 katına çıktığı, dünyanın birçok ülkesinden binlerce turistin akın ettiği Alanya, 20. Yüzyılın başlarında bir tarım şehriyken turizm cennetine dönüştü. Bu dönüşümdeki en önemli etken Damlataş Mağarası’nın şifalı havası nedeniyle iç turizm hareketlerinin başlaması oldu. Astım gibi solunum rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinen mağaranın tedavi edici özelliği çevre illerden gelen ziyaretçilerin dikkatini çekti. Yine aynı dönemlerde Alman turistlerin de yöreye gelmeye başlamasıyla Alanya turizmle tanışmış oldu.

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Alanya sahip olduğu tarihi ve doğal güzelliklerle dikkat çekmeye başlamış, bireysel turizm yoğunluğu giderek artmıştır. 1970’li yıllara kadar bireysel seyahat eden turistlerin uğrak yerlerinden olmayı başarmıştır. O dönemde şehrin doğu ve batı sahillerinde turistik motel ve belirli yatak kapasiteli küçük işletmeler bulunmaktaydı. Daha sonra ev pansiyonculuğunun gelişmesiyle de yerli turizm de de büyük bir canlanma oldu. Yapısal değişiklikler ve ekonomi politikalarının uygulanmaya başlanmasıyla Alanya turizmi giderek önem kazanmaya başladı. 1982 yılında çıkarılan Turizm Teşvik Kanunuyla birlikte Alanya’nın doğusu ve batısı turizm merkezi ilan edilmiş, ilçede başta konaklama tesisleri olmak üzere yapılan turistik yatırımlar hız kazanmıştır. Ve Alanya Türkiye’de kitle turizminin başladığı ilk yerlerden biri olmuştur.

90’lı yıllarda apart otel konseptinin devreye sokulmasıyla, kent kimliği ile iç içe turizm yapabilecek bir avantaj elde edilmiştir. Her ne kadar Alanya’ya ilk olarak Alman turistler gelmeye başladıysa da, İskandinav ülkelerinden gelen ilginin tetiklemesiyle, ilçede kullanılmayan birçok daire ve konut tadilat ve düzenlemelerle apart otele çevrilmiş ve turizmin boyutu değişmeye başlamıştır. Turizmi bir zincir olarak düşünürsek, bu canlılık zincirin halkaları olan restoran ve yeme içme sektörü olmak üzere çeşitli sektörleri de harekete geçirmiştir.

2000’lı yıllar itibariyle, hızla büyüyen bir turizm kenti olma yolunda daha büyük adımların atılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Otellerin sayısı giderek artmış, yatak kapasiteleri yüksek büyük oteller inşa edilmeye başlanmıştır. Özellikle Avrupa ülkelerinden talebin artmasıyla birlikte Alanya’nın adı geniş kitlelere yayılmıştır.

Günümüzde birçok kıtadan, ülkeden ve ulustan turistlerin ziyaret ettiği Alanya, sahip olduğu kozmopolit kimliğini bu sayede kazanmıştır. 
 



Etiketler: alanya


Bu gönderiyi paylaş:

İlgili Mesajlar:
Yatırım Yapılması Şartıyla Vatandaşlık Veren Ülkeler ve Koşulları

Yurt dışında yaşamak ve vatandaşlık alabilmek özellikle son dönemlerde çok popüler ve birçok insanın hayali. Ülkelerin yabancılara vatandaşlık vermek için; ev almak,yatırım yapmak, bağışta bulunmak gibi bazı şartları var elbette.

Alanya Yayla Kültürü

Alanya Yayla Kültürü

Her yıl dünyanın dört bir yanından yüzbinlerce turistin ziyaret ettiği, denizi, güneşi ve sahilleriyle Türkiye’nin en çok tercih edilen tatil yöresi Alanya, sahip olduğu iklimsel, kırsal özellikleri, geleneksel yaşam biçimi ve dağ ve doğa yürüyüşüne uygun alanlarının fazlalığıyla yayla turizmine...